• Reklam
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Künye
  • İletişim
  • Çerez Politikası
Anasayfa
  • Siyaset
  • Gündem
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Politika
  • Magazin
  • Spor
  • Kültür-Sanat Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Çevre Genel
  • Ara
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Prof. Dr. Hasan Sözbilir
  3. Ruhların göçü veya Reenkarnasyon
Yayınlanma: 09 Mart 2024 - 22:57

Ruhların göçü veya Reenkarnasyon

09 Mart 2024 - 22:57
TAKİP ETTAKİP ET
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Prof. Dr. Hasan Sözbilir
Prof. Dr. Hasan Sözbilir

İnsanoğlunun varoluşundan beri merak ettiği iki konu vardır: (1) binlerce yıl önce ne olmuştu ve (2) gelecekte ne olacak? Çok ilginçtir ki, ilk sorunun yanıtı jeolojik kayıtlarda saklı. İkinci sorunun yanıtı ise, yine geçmiş jeolojik kayıtları doğru tanımlayıp anlamamıza bağlıdır. Ruhların Göçü veya Reenkarnasyon da geçmiş yaşantıyı hatırlama ilkesine dayanır. Konuyu açacak olursak;

Jeoloji biliminin temel bir felsefesi vardır. Buna göre, günümüzde olan doğa olayları geçmişte de meydana gelmiştir. Ya da, geçmişte olanlar gelecekte de olacaktır. Yani doğadaki her şey jeolojik bir döngü içinde tekrar eder. Mesela günümüzde denizler var ise, geçmişte de deniz alanları var olmuş demektir. Bunu, dağların zirvesindeki kaya katmanlarını kırıp içine baktığımızda gördüğümüz denizel fosillerin varlığından anlayabiliyoruz. Benzer şekilde, bir bölgede günümüzde deprem oluyorsa, geçmişte de olmuş demektir veya bir bölgede geçmişte deprem olmuş ise, gelecekte de olacak demektir. Bu depremlere neden olan sismik tehlike kaynakları (faylar) da, aynı canlı varlıklar gibi; doğar, büyür ve ölür. Faylar doğduklarında milimetre uzunluğundadır, yer kabuğunu yavaş yavaş kırar, kırıklar zamanla birkaç kilometre uzunluğa erişir ve yıkıcı depremler üretmeye başlar. Fakat faylar da zamanla yaşlanır ve başka bir fay tarafından kesilince ölür. Bugün Türkiye’de 12.000 yıldan beri deprem üreten faylar “diri fay” sınıfında değerlendiriliyor. Fakat diri fay sınıfında değerlendirilmeyen ölü faylar da, yerkabuğundaki stres yönlerinde değişim olduğunda yeniden dirilebilir. Mesela Anadolu’daki ölü fayların önemli bir bölümü, bölgedeki stres değişimlerine bağlı olarak yeniden dirilmiş (re-aktive olmuş) ve günümüzde deprem üretmeye başlamıştır. Faylarda tekrar eden bu yeniden doğuş, insanlardaki Reenkarnasyona benzetilebilir. İnsanoğlu da doğar, büyür ve ölür. Fakat birçok inanışa göre de, Ruh Göçü sayesinde başka bir bedende yeniden dirilebilir. Türkiye’de özellikle Adana-Mersin-Hatay yöresinde yaşayan insanlarda gözlenen Reenkarnasyon, dünya ölçeğinde Budistlerin başını çektiği bir buçuk milyar nüfusa yakın insan inancında kendine yer bulur. 

Reenkarnasyon konusunda yapılmış çok sayıda çalışma şunu gösteriyor: Önceki yaşama ait bilgiler kozmik zihin sayesinde hatırlanıyor ve ruhun yeni yerleştiği bedende önceki bedene ait bir iz bırakıyor. Mesela benim sağ gözümde siyah bir leke var. Bu leke ruhunu taşıdığım insanda da mevcutmuş. Bunu çocuk yaşlarımdayken önceki yaşantımı hatırladığımda öğrendim. Yani Antakyalı biri olarak, ben de önceki yaşantımı hatırlayanlardanım. Hatta üniversite çağlarımda Tıp okuyan arkadaşlar reenkarne olan insanlarda ruh ile beden arasındaki bağın çok zayıf olduğunu ve bu tür insanların astral seyahatlere çıktığını söylediklerinde, bunu uygulama kararı almış ve öğrenci yurdunda bir deneme yapmıştım. Bornova’daki yurt ranzasında sırt üstü uzanıp trans haline geçtiğimde üstten kendime bakmayı becermiştim. Fakat tam o aşamada insanın içine bir ölüm korkusu giriyor ve daha ilerisine geçilemiyor. Bu olaydan sonra birçok kez denediğim halde, kendimi üstten görme aşamasına geçemedim.

Başka bir bedende yeniden doğuşun kadim bir geçmişi de var. Mesela, Şaman topluluklarında insanın birden fazla cana sahip olduğuna inanılır. Tek Tanrılı dinlerde ise, reenkarnasyonun varlığına dair açık bir bilgi olmamasına rağmen, Kuran’da “Allah’ın varlığını nasıl inkâr ediyorsunuz ki, sizi ölü iken O diriltti, sonra yine sizi O öldürecek, yine sizi O diriltecektir; nihayet ahirette yalnız O’na döneceksiniz. (Bakara, 28)”, veya Musevilikte Hz. Adem'in önce Hz. Nuh, sonra Hz. İbrahim, sonra da Hz. Musa olduğuna inanılır. Hıristiyanlıkta da kendine yer bulan reenkarnasyonu, Platon ve Pisagor gibi Antik Yunan filozofları da dile getirmiştir. 20'nci yüzyılın en büyük sürrealist ressamı Salvador Dali gibi insanların da reenkarne olduğunu düşündüğümüzde, spiritüalist düşünce niteliğindeki reenkarnasyonun insan yaşamında en çok merak edilen konulardan biri olmaya devam edeceğini söyleyebiliriz. Belki “Gelecek” geçmişte saklıdır. Ne dersiniz? Jeolojinin temel ilkesinde belirtildiği gibi “The Past is the key to the Present”.

Kim bilir, belki de, Şubat 2023 Kahramanmaraş ve Antakya depremlerinde yitirdiğimiz canların ruhları da, yeni doğan bedenlerde kendine yer bulduğunda, geçmişi geleceğe taşımış olacağız. Ne demiş Eşkiya “Korkma, sadece toprağa gideceksin. Sonra, toprak olacaksın. Sonra, sularla birlikte, bir çiçeğin bedenine yürüyeceksin. Oradan, özüne ulaşacaksın. Çiçeğin özüne bir arı konacak. Belki, belki o arı ben olacağım”. Kim bilir?

 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • MOBBİNG - 24 Haziran 2025
  • İçimizdeki Çocuk: 23 Nisan - 21 Nisan 2024
  • Jeolojik düşünce - 11 Nisan 2024
  • Savaş ve Jeoloji - 31 Mart 2024
  • Fay Yasası Nedir? Ne Değildir? - 09 Mart 2024
  • Piyango Kültürü - 18 Şubat 2024
  • Görmek ya da görmemek bütün mesele bu - 06 Şubat 2024
  • Yaşamın kıyısında - 01 Şubat 2024
  • Bizi biz yapan değerler - 30 Ocak 2024
    Köşe Yazarları
    Dr. İmbat Muğlu
    Dr. İmbat Muğlu
    GAZZE GÜNDEMİ
    Prof. Dr. Hasan Sözbilir
    Prof. Dr. Hasan Sözbilir
    MOBBİNG
    Av. Abdi Yaşar
    Av. Abdi Yaşar
    Erkeğe yönelik şiddet: Görünmeyen yara, konuşulmayan gerçek
    Melih Demirtaş
    Melih Demirtaş
    Adaletin ve Etik Değerlerin Savunusu
    Psk.Burcu Başoğlu Kundak
    Psk.Burcu Başoğlu Kundak
    Ebeveynliğin tükenmişliğinden kaçınmak
    Gurbanova Günel
    Gurbanova Günel
    Çocukların doğru yetiştirilmesi...
    Prof. Dr. Doğan Yaşar
    Prof. Dr. Doğan Yaşar
    İzmir'i bekleyen su tehlikesi
    Mert Can Tani
    Mert Can Tani
    Basın işletmelerindeki teknolojik değişim ve yeni işgücü realite
    Burcu Şakar
    Burcu Şakar
    Odalarınızı kiraya vermeye hazır mısınız?
    Av. İrem ALTIN
    Av. İrem ALTIN
    Riskli yapılarda kiracıların hakları nelerdir?
    İbrahim Evrim Ayral
    İbrahim Evrim Ayral
    Başkanım mesaj alındı mı?
    Ramazan Çakın
    Ramazan Çakın
    Kedi ve köpeklerin sahiplerinin en başta gelen şikayetleri tüylerin dökülmesi şikayetidir
    Atakan Keskin
    Atakan Keskin
    Zamanın İçinde
    Kelebek Etkisi
    Kelebek Etkisi
    yaz(a)mıyorum
    Çok Okunan Haberler
    Çankırı’da Gençlere “Gelecek Tasarımı” İlhamı: Yazar Semra Aydın Öğrencilerle Buluştu
    Çankırı’da Gençlere “Gelecek Tasarımı” İlhamı: Yazar Semra...
    Ana Sayfa
    Siyaset
    Gündem
    Ekonomi
    Sağlık
    Politika
    Magazin
    Spor
    Kültür-Sanat
    Bilim ve Teknoloji
    Eğitim
    Yerel
    Asayiş
    Çevre
    Genel
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    • Ekonomi
    • Genel
    • Gündem
    • Magazin
    • Sağlık
    • Siyaset
    • Spor
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    sanalbasin.com üyesidir

    • Rss
    • Sitemap
    • Reklam
    • Kişisel Verilerin Korunması
    • Künye
    • İletişim
    • Çerez Politikası
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı , video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır.
    İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Yazılım: Tumeva Bilişim