Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nün 19 Mart 1923 tarihli bu yayını Kooperatif Şirketler adını
taşır. Kooperatif kavramının tanıtımı, kooperatiflerin kuruluşu ve yönetimine ilişki bilgiler
içeren ve dünya deneyimlerinden örnekler de verilen kitapçığın son bölümünde köy
öğretmenlerine kooperatifçilik konusunda çiftçileri aydınlatma ve kooperatif kurmalarına yol
gösterme görevi verilir. Kooperatifçiliğimizin Nurettin Hazar ve Prof.Dr. Ziya Gökalp Mülayim
gibi duayen isimleri, üzerinde hiç yazar ismi bulunmayan bu yayının Atatürk dışında birisi
tarafından yazılması olanağı olmadığını daima vurgulamışlardır.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk yaşamı boyunca kooperatifçiliğe büyük değer vermiş;
konuşmaları ve yazıları yanında çıkarılan yasalarla kooperatifçiliğin toplumda benimsenmesi
ve yaygınlaşması için yoğun çalışmalar yapmıştır. Kooperatifçilik, CHP’nin ilk resmi parti
programında (1931) da yer almıştır. Bunun ötesinde 1935 yılında Atatürk bizzat Silifke
merkezli bir tarım kredi kooperatifinin 1 numaralı kurucu ortağı olmuştur.
İlginçtir, Atatürk’ün en yakın dava arkadaşı olan ikinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü de
İkinci Dünya Savaşının en zor zamanlarında, 1943 yılında kurulan ve ülkemizin ilk su ürünleri
kooperatifi olan İstanbul Balık Avcıları İstihsal, Kredi, İşleme ve Satış Kooperatifi’nin bir
numaralı ortağı olarak kooperatifçiliği teşvik etmiştir.
Kooperatifçilik, 1961 Anayasası’nda yer almış ve bu tarihten 1970’lerin sonuna kadar
tabandan gelen güçlü bir Köy Kalkınma Kooperatifleri hareketi yaşanmıştır. Bu bağlamda 37.
Hükümet döneminde 1974 yılı başında Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığı kurulmuş ve 9 yıl
bu isimle hizmet vermiştir.
Neoliberal politikalarla tanıştığımız ve giderek sahiplendiğimiz 1980 sonrasında ise
kooperatifçilik kamu politikalarından ve desteklerinden hemen tümüyle dışlanmıştır.
Yaşanan sınırlı sayıdaki başarılı örneği ise doğrudan kooperatifçiliğe gönül vermiş bir avuç
yetkin insana borçluyuz.
Bugün terk edilen tarım toprakları, ıssızlaşan kırsal alanı ve büyük ölçüde yitirilen gıda
egemenliğiyle Türkiye’nin tarım ve gıda sisteminde büyük bir dönüşüm ihtiyacı açıkça
görülmektedir. Ekseninde bilim ve etik değerlerin birlikte yer aldığı, adil, dayanışmacı ve
kapsayıcı, emeğe dost ve doğaya saygılı yeni tarım ve gıda sisteminin anahtarı kooperatifçilik
olmalıdır.
Tabana dayalı bir kooperatif hareket ekonomik yararları yanında; aile çiftçiliğinin korunması,
kırsal alanların canlandırılması, gıda egemenliğinin güçlenmesi, yoksullukla mücadele
edilmesi ve doğanın korunması açılarından büyük katkılar sağlayacaktır. Kooperatifçiliğin
taşıdığı en büyük değer ise insan kaynağının gelişmesini sağlayan bir yaşam okulu olmasıdır.Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) olarak 2 Temmuz Uluslararası Kooperatifler Günü’nü
kutluyor, başta büyük önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere güzel ülkemizde
kooperatifçiliğe gönül ve emek vermiş tüm insanlarımızı şükran ve saygıyla anıyoruz.
taşır. Kooperatif kavramının tanıtımı, kooperatiflerin kuruluşu ve yönetimine ilişki bilgiler
içeren ve dünya deneyimlerinden örnekler de verilen kitapçığın son bölümünde köy
öğretmenlerine kooperatifçilik konusunda çiftçileri aydınlatma ve kooperatif kurmalarına yol
gösterme görevi verilir. Kooperatifçiliğimizin Nurettin Hazar ve Prof.Dr. Ziya Gökalp Mülayim
gibi duayen isimleri, üzerinde hiç yazar ismi bulunmayan bu yayının Atatürk dışında birisi
tarafından yazılması olanağı olmadığını daima vurgulamışlardır.
Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk yaşamı boyunca kooperatifçiliğe büyük değer vermiş;
konuşmaları ve yazıları yanında çıkarılan yasalarla kooperatifçiliğin toplumda benimsenmesi
ve yaygınlaşması için yoğun çalışmalar yapmıştır. Kooperatifçilik, CHP’nin ilk resmi parti
programında (1931) da yer almıştır. Bunun ötesinde 1935 yılında Atatürk bizzat Silifke
merkezli bir tarım kredi kooperatifinin 1 numaralı kurucu ortağı olmuştur.
İlginçtir, Atatürk’ün en yakın dava arkadaşı olan ikinci Cumhurbaşkanımız İsmet İnönü de
İkinci Dünya Savaşının en zor zamanlarında, 1943 yılında kurulan ve ülkemizin ilk su ürünleri
kooperatifi olan İstanbul Balık Avcıları İstihsal, Kredi, İşleme ve Satış Kooperatifi’nin bir
numaralı ortağı olarak kooperatifçiliği teşvik etmiştir.
Kooperatifçilik, 1961 Anayasası’nda yer almış ve bu tarihten 1970’lerin sonuna kadar
tabandan gelen güçlü bir Köy Kalkınma Kooperatifleri hareketi yaşanmıştır. Bu bağlamda 37.
Hükümet döneminde 1974 yılı başında Köy İşleri ve Kooperatifler Bakanlığı kurulmuş ve 9 yıl
bu isimle hizmet vermiştir.
Neoliberal politikalarla tanıştığımız ve giderek sahiplendiğimiz 1980 sonrasında ise
kooperatifçilik kamu politikalarından ve desteklerinden hemen tümüyle dışlanmıştır.
Yaşanan sınırlı sayıdaki başarılı örneği ise doğrudan kooperatifçiliğe gönül vermiş bir avuç
yetkin insana borçluyuz.
Bugün terk edilen tarım toprakları, ıssızlaşan kırsal alanı ve büyük ölçüde yitirilen gıda
egemenliğiyle Türkiye’nin tarım ve gıda sisteminde büyük bir dönüşüm ihtiyacı açıkça
görülmektedir. Ekseninde bilim ve etik değerlerin birlikte yer aldığı, adil, dayanışmacı ve
kapsayıcı, emeğe dost ve doğaya saygılı yeni tarım ve gıda sisteminin anahtarı kooperatifçilik
olmalıdır.
Tabana dayalı bir kooperatif hareket ekonomik yararları yanında; aile çiftçiliğinin korunması,
kırsal alanların canlandırılması, gıda egemenliğinin güçlenmesi, yoksullukla mücadele
edilmesi ve doğanın korunması açılarından büyük katkılar sağlayacaktır. Kooperatifçiliğin
taşıdığı en büyük değer ise insan kaynağının gelişmesini sağlayan bir yaşam okulu olmasıdır.Tarım ve Gıda Etiği Derneği (TARGET) olarak 2 Temmuz Uluslararası Kooperatifler Günü’nü
kutluyor, başta büyük önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere güzel ülkemizde
kooperatifçiliğe gönül ve emek vermiş tüm insanlarımızı şükran ve saygıyla anıyoruz.









